Proje kapsamında, depremden etkilenen bireylerin yaşadıkları deneyimler, duygular ve toparlanma süreçleri sözlü tarih yöntemiyle kayıt altına alınmış, bu anlatılar kendi seslerinden duyurularak kamusal bir hafıza alanına dönüştürülmüştür.
İnsanların hikâyeleriyle buluşmak, afetlerin yalnızca fiziksel değil, sosyal ve duygusal etkilerini de görünür kılmayı hedeflemektedir. Bununla birlikte çocuklar tarafından yürütülen süreç empati, dayanışma ve ortak iyileşme duygusunu güçlendiren bir zemin yaratmıştır. Bu yaklaşım, afet risklerinin azaltılmasına katkı sunan bir farkındalık ortaya koyarken, bireyler arası bağları ve toplumsal sorumluluk bilincini desteklemiştir.
2023 yılında, 4 haftalık bir süre boyunca yürütülen Sesli Afet Müzesi Projesi Türkiye’den ve dünyadan her yaştan insanı hedefleyen açık ve erişilebilir bir yapı ile hayata geçirilmiştir. Bugün bu çalışmada gönüllü olarak yer alan çocukların çabalarıyla deprem öncesi, sırası ve sonrasında yaşananlara dair tanıklıkların derlenmesi, arşivlenmesi ve paylaşılmasına devam edilmektedir.
Öte yandan, Sesli Afet Müzesi Türk Japon Vakfı tarafından düzenlenen 2. Afet Risk Azaltma Proje Yarışmasına sunulmuştur. Yarışmanın temel amaçlarından biri olan afetlerle yüzleşmenin, hatırlamanın ve birlikte güçlenmenin mümkün olduğuna işaret eden kalıcı bir hafıza çalışması olarak değerlendirilebilir.